Bir önceki yazımda İnsan Kaynakları Mesleğine gönül vermek isteyen yeni mezunlara ve iş değiştirecek çalışanlara bu mesleği yapmak isteyenler için gerekli özellikler ve nitelikler konusunda tecrübe ve bilgim dahilinde ışık tutmaya çalışmıştım. Bu yazımızda ise yine güzel sohbetler ve gece yarısı da olsa meraklı sorularla bana ulaşan arkadaşlarımızın öğrenmek istediği bir konuya yani biraz daha öncesine değineceğim.

Üniversite Sınavları sonucu bölüm seçme ve Üniversitede okurken bu meslekle ilgili neler yapılmalı, nereden başlanmalı?

Önceki yazımda değindiğim yetenek ve özellikleri kendinizde ölçüp biçtiğinize eminim. Peki Teknik bilgi ve İnsan Kaynaklarında kariyer açısından neler yapmalısınız ? Hadi birlikte keşfetmeye başlayalım.

Ülkemizde İnsan Kaynakları mesleği hak ettiği yere henüz kavuşmuştur diyemeyiz. Konuda öncü olan  ülkeleri geriden takip ettiğini ama son yıllarda artan bir ivme ile hızlı adımlarla da ilerlemeye devam ettiğini söyleyebilirim. Türkiye’de Personel Müdürlüğü bölümlerinden ayrılarak /tamamıyla dönüştürülerek veya sıfırdan kurularak oluşturulmaya başlandığını tarihçesinde görmekteyiz. Yabancı ortaklı şirketler sayesinde ve Kalite ile Toplam Kalite Yönetimi Sistemlerinin İnsana değinmesiyle de kendini göstermeye başlayan bir bölüm olması 1990 yılları başlarıdır.

Süreçte bizler için sevindirici olan ise; bizler bu bölümü sadece Yüksek Lisans veya MBA programlarında duyarken şimdilerde fakültelerde dört yıllık bölümü olan – Sakarya Üniversitesine ayrıca teşekkürlerimi sunmak isterim bu konuda ilk olmayı başardıkları için – yine Meslek Yüksek Okullarında iki yıllık bölümler halinde ve Açık Öğretim Programında da iki yıllık bölümü olmakla birlikte Yüksek Lisansta da tercih edilen bir bölüm olmaktadır.

Meşhur sınav maratonundan çıkan siz yeni arkadaşlarımız için ilk adım bu bölümleri tercih etmek olabilir. (İşin teoriği ve altyapısını öğrenme avantajları sağladıkları için.) Bu bölümleri puanları veya başka sebeplerle seçemeyen arkadaşlarımız üzülmesin! Benim de ekibimde olan, çok başarılı olarak bu mesleği yapan diğer bölümlerden mezun arkadaşlarımız da mevcut. Şu andaki azımsanmayacak kadar İnsan Kaynakları Profesyonelini yetiştiren veya bu mesleğe yönlendiren  Çalışma Ekonomisi Bölümü , İktisat ve İşletme Bölümleri, Sosyoloji ve Endüstri Mühendisliği Bölümleri mezunları bu mesleğe kendilerini ileride yüksek lisans , sertifika programı ve kurslar ile destekleyerek başlangıç yapmaktadırlar.

Gelelim bu bölümleri seçtik sonra ne yapacağız? İnsan Kaynakları alanının özü ve hedefi İnsan olduğu için sadece okumak, bu bölümden mezun olmak size asla yetmeyecektir, yetmesin de! Kendinizi yukarıda saydığım bölümlerde çapraz olarak bilgilendirmeli ve imkan varsa birini daha bitirerek ileride fark sağlayacağınız sağlam kariyeriniz için öneririm. İnsan Kaynakları *multidisipliner bir meslektir.

Okumaya başladım, derslerimi de ilgiyle ve severek takip ediyorum. Sonra?

Diğer bir önemli nokta, bölümünüzü asla okulu bitirmek için okumamalısınız. Okul hayatınızı aksine bu mesleğin ilk tohumlarını atacağınız birer alan olarak görmeli ve kullanmanız. Siz de kendinizi son sınıflarda uyanan aman Allahım şimdi ne yapacağım diyen gruplarda görmek istemiyorsunuz hazır olun tüyolar geliyor… J

İletişim ve organizasyon yeteneğinizi ölçebileceğiniz veya sosyal çevrenin ilk adımları olacak Üniversite Kulüplerine katılım gösterin. Hem eğlenceli zaman geçirecek hem de etkinlikler ile iletişim ve organizasyon yapma yeteneğinizi keşfedeceğinize emin olun. (CV’lerinizde ayrıca olumlu bir etki yapacaktır)

Meşhur olan şu Staj /Stajyer Olma olayını unutmayalım lütfen. Şehir efsanelerine konu olan olaylarla dolu olan Stajyerlik sizi İş dünyasına kenardan, köşeden sokmayı bırakın tam da ortasına, içerisine atacaktır. Zamanla Fotokopi Makinası denen müthiş makine en yakın arkadaşınız da olacak olsa üzülmeyin. Bu deneyimde, işyeri kuralları,  sözlü ve yazılı iletişim, davranış kalıplarına, stres dolu iş yetiştirme telaşlarına ve diğer keyifli süreçlere şahit olacaksınız. (CV’lerinizde olumlu bir etki yapacak bir diğer deneyiminiz)  Stajınızı bu mesleğe gönül vermeye başladığınız için tabi ki İK bölümünde yapmanız önemlidir. İK’nın tüm fonksiyonlarını görme imkanınız olacaktır.

Okuduğunuz Üniversitenin imkanları veya diğer Üniversitelerdeki arkadaşlarınızla muhabbetleriniz sonucu Kariyer Günü Etkinliklerini sıkı takip etmeniz ve katılım göstermeniz diğer ipuçlarından bir başkası olacaktır. Bu etkinliklerde önemli konulara sektörden katılım gösteren İnsan Kaynakları Yöneticileri , Diğer Yöneticiler ve şirketler ile hem ilk iletişiminizi kurmuş hem de bilgi hazineniz açısından, okulda öğretilenlerle iş hayatındaki uygulamaları karşılaştırma yaparak deneyimleme imkanı kazanacaksınız.

Bir diğer ipucumuz ise İnsan Kaynakları alanında gerçekleştirilen Kongre, Zirve ve Konferans Katılımları olacaktır. Bu fırsatlara uygun indirimler ile veya ücretsiz katılım imkanları mevcuttur. Benim önerim bunu okulunuzun sponsorluğunda gerçekleşecek şekilde siz organize ederseniz zaten tam da organizasyonun içinde katılım hakkı elde edeceğinizdir.

Ve tabiki okulunuz sürerken sizi iş dünyasına daha da yaklaştırması için, İnsan Kaynakları ile ilgili Kitap, Dergi , Web Sayfaları ile Blog Sayfalarını takip etmeniz.  Son trendler, iş hayatındaki son ve güzel uygulamalar ile farklı karşılaştırma ve bilgi içeren her türlü paylaşımları takip etmeniz sayesinde kendinizi de bu alanda yavaş yavaş geliştirmeye başlamış olacaksınız. (Google’a konu hakkında yazdığınızda çıkacak sonuçları incelemeniz ilk etapta fikir almanız için yeterlidir.) Bu haftalık bu kadar tüyo paylaşımı yeter diyerek sizleri konu ile ilgili araştırmaya öğrenme hevesinizle yalnız bırakmak isterim. (Hatırlarsanız ne demiştik , İK’cı aynı zamanda iyi bir okur ve araştırmacıdır.)

Yazı Dizimizin bir sonraki konusu;

Üniversite bitimi yaklaştığında /bittiğinde neler yapmalıyız? olacaktır diyerek şimdiden bir sonraki yazıya başlamanın mutluluğunu sizlerle de paylaşmak isterim.

Özkan BAŞAK

İK Müdürü , Eğitmen, Profesyonel Koç

24.09.2016 İstanbul