Bu yazımızda, İnsan Kaynakları Alanına Geçmek istiyorum ne yapmalıyım? Ne zaman ve Nasıl Yapmalıyım? konularına değinmeye çalışacağım.

Daha önce de belirtmiş olduğum gibi ülkemizde çeşitli sebeplerle okuduğu bölümün mesleğini yapamayan ya da yaptığı mesleğin bölümünü okuyamamış çokça sayıda mezun arkadaşımız var. Şanssız olduğunuzu düşünüyorsanız bu yazımız tam size göre. Hayatta hiçbir şey için geç değildir.

Evet siz nereden bileceksiniz ki dediğinizi duyar gibiyim. Ben de bir iktisat mezunu olarak neler yapmam gerektiğini hangi meslekte kendimi mutlu ve başarılı hissedeceğimi çalışırken keşfetmek durumunda kaldım.

İnsan kaynakları meslek olarak şirketlerde sizi ilk karşılayan veya mülakatlarınızda ve etkinliklerde ilk tanışma fırsatı bulduğunuz bölümdür. Tabi ki bu bölümün bilgilerini ve iletişimini tam da odak noktasında olan insanlar için aktarması ve kullanması önemli etkenlerdir. İK ile tanışan veya ortak çalışma yapısında bölümlerdeki genel kanı, İK’nın tam da kendisinin yapmak istediği meslek olmasıdır.

İK bölümünün işleyişi gereği İletişimde olmak pek çoğu için ben zaten bunun için yaratılmışım ve bu benim işim demesinin yegane sebebidir. İnsanlarla iş yapmak, iletişimde olmak yani iletişmek açıkçası bence de en keyifli yanlarından. Sadece iletişimle de olmayacağını diğer yazılarımızdan ve çevrenizdeki işleyişten ve meslektaşlarımızdan öğrenme durumunuz olmuştur.

İletişim bu kapıdan giriş anahtarlarından birisidir. İletişimin üzerine teori ve uygulamaları koymak tuğlaları birlikte dizerek yapımızı (evimizi) tamamlamaya ne dersiniz. Buyrun devam edelim.

Kapıdan girdik. İK dünyasının bir misafiriniz artık. Bakalım bu evde neler var, neler inşa edilmekte. Jargonu anlamak ve teoriyi bilmek adına öncelikle hedefleriniz başka bölümden mezun olsanız da okuma imkanınız var ise üniversitelerin iki ve/veya dört yıllık İK bölümlerini okumaya başlamak  olabilir.

Ben zaten bir bölüm okudum başka bir bölüm okumaya zamanım ve imkanım yok, ben çalışıyorum diyorsanız; her seçim beraberinde zorlu kararlarda getirecektir. İK alanında Yüksek Lisans yapmak ta bir seçim olacaktır. Bunda da maalesef olmadı dediğinizi duyar gibiyim.

O zaman iyi araştırılmış, kurgusu doğru oluşturulmuş ve iyi eğitmenlerle desteklenmiş hem teori hem de uygulamaları giriş açısından görme imkanı sunan İnsan Kaynakları Sertifika Programları sizler için diğer bir önerim olacaktır.

Bunların hiç biri tek başına veya beraber sizi istediğiniz bölümle buluşturma imkanı sağlamayacak ta olabilir. Fakat bu dünyanın kapısını bir kere zorladınız mı hem sizi içine çekecek hem de bu yolda yürümeye size motive edecektir.

İşleyişleri görmek bu dünyada neler konuşuluyor öğrenmek için artık  İnsan Kaynakları Zirve, Kongre , Konferans ve Seminerlerine katılma vakti gelmiştir. Hem İK çevreniz genişleyecek hem de konuşulan konular ve şirketlerin bakışlarını görme imkanı bulmuş olacaksınız.

Ayrıca yine hızlı gelişen ve değişen yapı sebebiyle İnsan Kaynaklarını ve meslek hakkındaki bilgileri Bloglar, Linked-in, Facebook ve web sayfalarından takibe almak ve öğrenmeye devam etmek te listenizde olması gerekli başka bir strateji.

Ülkemizde artık kendi yazarlarımızın eserlerinin istediği noktaya gelmesinden sonra İK alanıyla ilgili çoğalan Kitaplar, Dergiler ve Bültenleri de kaçırmadan okumak faydalı olacaktır.

Ayrıca bu alanda yaptıkları başarılı çalışmalar ile İK alanındaki Derneklere Üye olmak size bahsetmiş olduğum etkinlikleri bir arada ve farklı platformlarda bulma imkanı da sağlayacaktır.

Ve tabi ki en önemlisi kendi şirket ve kurumlarınızdaki İnsan Kaynakları Bölümü ve Yetkilisine konu hakkındaki düşüncelerinizle başvurarak; firmada bu pozisyon için açık olduğunda kendinizi ve isteğinizi hatırlatmanız, size bu yolda nasıl bir strateji izlemenizi kendi deneyimleri ile sizinle paylaşmasını istemeniz olacaktır.

Süreçte ne olursa olsun, bu mesleğe kendinizi adamak istediğinizi ve mutlu olacağınızı hissediyorsanız sakın bir dakika beklemeyin derim. Yolunuza çıkacak engelleri birer tecrübe olarak görün. Göreceksiniz ki aslında bu sorunlarla veya kişilerle zaman geçirerek kendinizi yetiştirmeye başladınız bile.

Gördüğünüz gibi İK gözüktüğü kadar kolay değil ama anlatılan kadar da zor değil… Her mesleğin kendi zorluğu olduğu kadar.  Evet bir nebze daha fazla, içerisinde İnsan olduğu ve direk İnsanla çalışma durumunuz olacağı için. Ama bir o kadar da keyifli. Yeni yerler, yeni kültürler, yeni insanlar ve yeni bakış açıları kazandıracak. İK bir bölümden daha çok yaşayan bir süreç ve kendinizi adayacağınız bir meslek oldukça güzeldir.

İK adayları için kaleme aldığım yazı dizimizin son satırlarını okumakla birlikte sizlerden gelecek tavsiye ve görüşlerle merak edilen konular hakkında yazmaya devam edeceğimi bilmenizi isterim. Güzel mesaj ve hoş sohbetleriyle beni bu yazılar için destekleyen ve cesaret veren okurlarımıza ve gönüldaşlarımıza teşekkürlerimi sunar, bir sonraki yazıyı /yazı dizisini en az diğerlerini beklediğiniz merakla beklemenizi dilerim.

 

Özkan BAŞAK

İK Müdürü , Eğitmen, Profesyonel Koç

20.11.2016 İstanbul