Bu yazımız, şirketimizin sadece İK biriminde çalışanlarına yöneticilik yapmakla kalmayıp Üniversitelerdeki Etkinliklere Katılım Göstermek ve öğrenci arkadaşlarımızın projelerine destek vermek üzerine olacaktır.

Bizler kurumlarında en önemli kaynak olan çalışanlarımızın şirket ve kariyer hayatlarında hem bilgi hem de tecrübelerimiz ile gerektiğinde yol arkadaşı gerektiğinde tecrübe arkadaşlığı yapan kişiler olmalıyız. Tabi ki organizasyonlarımızdaki çalışanlar kadar potansiyel çalışma arkadaşlarımız ve ileride iş hayatında mutlaka bir şekilde karşılaşma durumumuz olan öğrenci arkadaşlara da karşı sorumluluğu olan bireyleriz.

Okullarındaki farklı eğitim durumlarına ve imkanlarına göre bazen hem zaman hem de keyif fakiri /zengini olan bu arkadaşlardan öncelikle olarak kulüplerde çalışanları veya bu kulüp etkinliklerine katılım gösteren öğrenci arkadaşları hep tebrik etmişimdir. Bu gruptakiler hem öğrenci hayatında farkındalık yaratarak farkına varan hem de ileride iş hayatının hızına ve organizasyonuna kendilerini hazırlayan arkadaşlardır.

Bazen zaman, bazen yönetim bazen de katılımcı sayısında yaşadıkları tüm sıkıntılara rağmen gönüllü olarak görev aldıkları bu organizasyonlarda sizce bize de düşen görev ve sorumluluklar yok mu? Ya da her şeyi onlardan tam bir profesyonel ekip olarak yapmalarını bekleyerek biraz onları da üzmüyor muyuz?

Beraberce neler yapabiliriz neleri daha iyi yapabiliriz nelerde etkisiz kalıyoruz buyurun birlikte inceleyelim.

Etkinlik Günü ve Saati ;

Arkadaşlarımızla yaptığımız çoğu sohbette gün ve saat konusunda sıkıntı çektiklerini ilettiler. Çalışan bireyler olarak bizlerde tabi ki hafta sonu etkinlik olması konusunda istekliyiz. Gelin bir de öğrenci arkadaşlar tarafından bakalım. Okul yönetimi salon ayarlanması ve ilgi açısından en efektif günleri hafta içleri olmaktadır. Hafta sonu ailesini ziyaret edecek, kendisine zaman ayırmak isteyecek ve hatta çalışmak zorunda olan arkadaşlarımızı da unutmayalım derim. Bizlerin de katılım gösterdiği etkinlikler hem iş hayatını hem şirketlerimizi hem de tecrübelerimizi paylaştığımız bir zaman dilimi olduğundan kurumlarımızdan bunları belirterek izin almakta pek te sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum.

Etkinlik Konusu ve İlgiyi Canlı Tutmak ;

Etkinliklerin zaten bütün işleri derslerini dinlemek ve bunu profesyonelce yapmak olan arkadaşlarımıza bu kadar da yüklenmeyelim. Tabi ki kendi uzmanlığımız konusunda olmak üzere bazen konuları geniş veya dar tutmakta onlara ayak uyduralım. Ve ne olur ders işler gibi işlemeyelim. Onlara kulak verdiğinizde size sadece şunu söylüyorlar, ne söylediğiniz tabi ki önemli ama böyle bir grubunda enerjisini tüketmeden nasıl söyleyeceğiniz de önemli. Çalışma hayatınızdan örnekler, ara ara komik paylaşımlar ve ders havasında değil konuşma havasında sunumlar ile onlara destek verelim.

Katılım Durumları ve Öğrencilere Ulaşım ;

Bazen her kulüp veya üniversite etkinliği istendiği şekilde etki yaratamayabilir. Burada inanın canla başla koşturan bu arkadaşların suçları yok. Belki sadece tecrübe eksikliği… Bunu da gidermek ve ona göre davranmak ta bizlerin paylaşımı olmalı. Unutmayalım ki sınav öncesi ve sonrası haftalar, okulun başka bir etkinliği, derslere katılım zorunluluğu, yeni kurulan bir kulüp olması vb. etkenlerden dolayı katılım çok az sayıda olmuş olabilir. Olsun amacımız farkındalık yaratmak ve tecrübe paylaşmak değil mi? Bir kişi de olsa yüz kişide olsa o anda çıkıp o konuşmayı yapmak tamamen bizlerin arkadaşlara profesyonel davranış desteği olmalı.

Katılımda uyumalar, sıkılmalar ve erkenden çıkmalar gibi görevli öğrenci arkadaşlar için sıkıntılı durumlar olabilir olacaktır da. Buradaki dokunuşlar, gruba hakim olmak grubu konuya dahil etmek zaten şirketlerimizden aşina olduğumuz eylemler değil mi? İsterseniz ara vererek, isterseniz güzel bir örnek isterseniz fıkra ile ya da sunumu tamamen kesip soru cevaplarla veya tamamen onların istedikleri paylaşımlarda devam etmek ne kadar zor olabilir ki…

Bir de tam tersi durum da mevcut. Etkinliğin sunumu katılımcılar veya tamamen zamanın uygunluğu gibi sebeplerle de sıkıntılı durumlar çıkabilir. Salon küçük bir salonsa diğer katılımcılar girememesi gibi arka tarafta olanların sesinizi duyamaması ya da ayakta izlemek gibi durumlar. Sunumda ve paylaşımlarda hep birinin soru sormaya çalışarak tamamen kendisi için geldiğinizi düşünmesi gibi.  J veya çok soru ve katılımcı ile konunun dağılması gibi durumlar. Bunlar da yabancısı olmadığımız konular hiç mi şirketlerimizde yaşamadık ve ona göre çözüm üretmeyi öğrenmedik.

Tecrübe paylaşımı sadece gelen katılımcılara konular aktarmak saat doldurup gitmek olmamalı. Bu etkinlikler de unutmayalım ki bir organizasyon işi olduğu için krizlere v son dakika gollerine her daim açıktır. Bilgisayar çalışmayabilir, sunum dosyanız açılmayabilir, ses sisteminde sıkıntı olabilir. Isıtma-soğutma, ışıklandırma oturma düzeni hepsi son dakika sıkıntısı yaratabilecek durumlardır.

Yine bizler kendi organizasyonlarımız da gerek eğitimlerde gerek iç eğitimlerde gerek katıldığımız sunumlarda ve kendi sunumlarımızda hiç bu zor durumlarla yüzleşmek zorunda kalmadık mı? Kaldık .Peki sonra neler yaptık? Kontrol listeleri hazırlayarak ve önceden giderek bunların kontrol edilmesi ve her zaman yedek planlar ile hazırlıklı olmayı öğrendik.  Buyurun size bir tecrübe paylaşımı daha hem görevli arkadaşlarla paylaşarak hem de o anda onlarla bir takım gibi davranarak iş başı eğitimi gibi olay anında göstererek onlara da bir yardımımız olmasın mı? Olsun olsun.

Bu arkadaşlarımızın öğrenci olduklarını unutmadan hem etkinlik öncesi görüşmelerde hem etkinlik sırasında birebir müdahalelerle ve etkinlik sonunda da yaptığınız değerlendirmeler ile paylaşım yapmak bizlerin en önemli görevi olmalı diye düşünüyorum…

Sevgi ve Saygılarımla,

Özkan BAŞAK

22.01.2017 İstanbul