Bu yazımızda, İK ile ilgili bir diğer politika olan ve artık omuz omuza çalıştığımız bir birim bir değer olan İSG (İş Sağlığı ve Güvenliği)’ye ve İSG Politikasına insan kaynaklarından bakmaya çalışacağım.

Kaynağı İnsan olan bir meslek olan İK ve yine kaynağında insanın iş yerinde çalışma ortamı, güvenliği ve huzuru olan İSG birimleri belirtmiş olduğum gibi son dönemlerde daha fazla ortak çalışma ve saati ve projelerde yer almaktadır.

Bir çalışanın işe alım sürecinden başlamak üzere işten ayrılana kadar olan süreçlerinde bulunan İK tam da çalışanın sadece özlük, yan haklar, eğitim, kariyer, gelişim vb konularında çalışma yapmakla kalmayıp, iş ortamı, çalışma saatleri ve çalışma yeri ayrıca çalışanın da sağlığı ve güvenliği için mesai harcayıp bunları düşünmelidir.

İSG açısından baktığımıza tıpkı İK gibi halen arzu edilen düzeyde olmasa da yer yer çok iyi uygulamalarda bulunan firmalar olduğu kadar içler acısı uygulamalara imza atan hatta imza atmaktan bihaber yerlerde mevcut. Önemli olan ortalamada ve ülkemiz genelinde bu bilinci uyandırarak bu mesleği de istenen noktaya taşıyabilmektedir.

İK açısından baktığınızda İSG; sadece bir eğitim verme silsilesi değil bir farkındalık yaratma, bilinç oluşturma, çalışanların hak ettiği ortam ve güvenli yerlerle birlikte gerekli sağlık koşullarında çalışma bütünlüğünü sağlamaktadır.

Mevcut yasalar ve kanun eşliğinde organizasyonlarda farklı farklı çalışma şekillerini görmekteyiz. Kendi bünyelerinde İSG Uzmanı bulundurarak çalışma, OSGB (Ortak Sağlık Güvenlik Birimi) den hizmet alarak çalışma şekli, hem İSG Uzmanı hem de OSGB den hizmet alan karma çalışma sistemi, tamamen kendi bünyesinde İSG Departmanı kurarak yapılan çalışma sistemi vb.

Tüm bu çalışma sitemlerindeki esas, İSG konusunda gerek devlete karşı sorumluluklarınızı yerine getirme, gerek çalışanlarınıza karşı sorumluluklarınıza yerine getirme gerekse tüm çalışmalarda paydaş, müşteri ve işverene karşı sorumlulukları yerine getirecek şekilde çalışmaktadır. Tabi ki çalışma kendi başına yeterli olmayacaktır. Burada öncelikle organizasyonun yapısına göre sistemi kurma, çalışanlara gerekli i verme onları gerekli kontrollerden düzenli geçirme (sağlık muayene) güncellenmelerini sağlama ve planlı/plansız denetimlerle tanımlanmış kuralların yerine getirilip getirilmediğini kontrol etmektir.

Yapılan kontroller, çalışmalar ve düzenli faaliyetlerle birlikte İSG açısından organizasyon olarak nerede olduğunuzu görme ve buna göre kendi aksiyonlarınızı alma imkanı tanımaktadır. Alacağınız her aksiyonda yine çalışanlarınızın odakta olduğunu unutmadan yapılan her çalışma size önce bilinç, sonra başarı olarak geri dönecektir.

Unutmayalım ki her iş gibi bu konuda bir uzmanlık işidir. Ve o uzmanlık bakış açısından bakmayı gerektirir. Peki biz İK olarak bu konunun neresinden sürece katılmaktayız? En başından itibaren bizler de olmalıyız.

Nasıl mı?

  • Yapılacak çalışmalarda İSG Uzmanlarına çalışanlar hakkında demografik ve özlük dosyalarında bulunan bilgilerle destek vererek.
  • Çalışılan işyeri şartları ve ortamı hakkında bilgi paylaşımında bulunarak,
  • Çalışanlar ve İSG uzmanları ile iletişimde köprü görevinde bulunarak,
  • Uzman derecesinde olmasak ta onlarla aynı dili konuşmak ve yasal şartları anlamak açısından okuyarak öğrenerek ve yasal zorunluluklara uyarak,
  • Yapılması gerekli eğitim ve kurul organizasyonlarında bir fiil bulunarak ve verdiğimiz desteği belli ederek,
  • Bu işin ne kadar önemli ve ne kadar zor bir vebal yükü de olduğunu da hem çalışanlara hem yöneticilere aktararak,
  • İSG Uzmanları ile Yönetim arasında iletişim kurma ve olayları sunma açısından köprü görevi görerek,
  • Çalışanların veya yöneticilerin gerekli kurallara uymadığında olabilecekleri açıklamak, gerektiğinde olaylara müdahil olarak önceliğin insan olduğunu ve insan sağlık ve güvenliği için bu çalışmaların yapıldığını aktararak,

Unutmayalım ki bu anlamda hizmet sunan gerek Uzman gerek OSGB Çalışanları bizlerin desteği her zaman yanlarında hissetmek istemektedirler. Yönetimin olmadığı ve yönetimce benimsenmeyen bir çalışma gerekli itibarı göremeyeceğinden hem yönetimi sürece katmak hem de çalışanların ilgisini ayakta tutmak gibi zor bir görevde onlara vereceğimiz destek ile oluşacak çalışmalarda bizlerin de tuzu olması gerektiğini sadece düşünmüyorum, bunun şart olduğunu iddia ediyorum…

Her önemli gelişme de olduğu gibi asıl olan bizim yaptığımız çalışmalarda sadece güvenlik önlemlerini alıp uygulamalarda bulunmamamız aksine yapacağımız çalışma, planlama ve Risk Analizleri ile önceden tehlikeli görüp bertaraf etmede İSG çalışanlarımıza destek vermemizdir.

İK olarak farklı yeni bir görev daha bizlerle başlamış, uygulamalarını da çeşitli organizasyonlarda kendi iç yapılarında İK üzerinden oluşturmuş olduğunu görmüş bulunuyoruz. İSG Koordinatörlüğü… Tam da adından anlaşılacağı üzere yapılan çalışmalarda üçgenin kenarlarında bulunan çalışan, yönetim ve İSG Uzmanları arasında yapılacak çalışmalarda koordinasyonu sağlayarak gerekli desteği sunmak ama bu süreçte işin uzmanlarına tecrübelerin sunma fırsatı verirken ve işlerine karışmadan onlarda öğrenerek organizasyonunuzu bu bilinçle şekillendirmek. Ülkemizde her kavramda yanlış anlaşılma olacağı gibi Koordinatör tanımında bilmişliğe kaçmadan üçgendeki koordinasyonu sağlama ve bu arada öğrenerek kendini de bu konuda geliştirme olmalıdır.

İSG açısından ülke olarak istediğimiz noktalara gelmenin bu mesleğin hakkını vermek, devlet ve hükümet politikaları ile gerekli desteği sağlamak ve hatta bu konuda şu anda sadece Üniversitelerde olan eğitimleri liselerden başlayarak geriye doğru okul eğitim programlarına eklemek gerekliliğini olduğunu  düşünüyorum. Bu bir süreç ve İK olarak bu çalışmalarda destek olmak, bilinçlenmek ve farkındalık yaratmak İSG mesleğine gönül verenlere yapmış olacağımız en güzel destektir….

Sevgi ve Saygılarımla,

Özkan BAŞAK

08.02.2017 İstanbul