Bu yazımda, İK Yöneticisi olarak belki de en önemli görevlerimizden birine yer vermeye çalışacağım. İletişimde olmak, İnsana değer sistemleri kurgulamak, kurmak ve işler halde olmasını sağlamak için güncellemeler yapmak, sistemleri yaşatmak için çalışmalarda bulunmak kadar bir diğer ve en önemli görevlerimiz, birini yerinize yönetici olarak yetiştirmek ekibinizi hazırlamak olmalıdır.

Yerimiz, koltuğumuz, odamız ve imkanlarımız, adına ne dersek diyelim bizler için sunulan imkan ve araçlar değildir. Tüm bu saydıklarımız o işi ve beklentilerini gerçekleştirmeniz adına size ( Yöneticilik yaptığınız makama ) tahsis edilmiştir.

Tabi ki insanız ve her şey bizim için hazırlandı,  kırmızı halılar bizim için serildi moduna geçmemiz beş dakikadan daha da az sürebilir, belki biraz daha da uzun da olabilir. Severiz şatafatlı unvanları, odaları, sanki bizim üzerimize yapılmış gibi olan işyerlerinde işveren vekilleri olmayı…

Bizler de bu yöneticilik kısımlarına ulaşana kadar neler gördük, en çok nelere itiraz ettik ve en çok neleri savunduk unutmayalım isterim. Çalışanların mevcut durumları, olması istenilen düzey ve aradaki uzaklığı kapatacak her tülü çalışmalar ve iyileştirmelerde bulunmak asli görevlerimiz arasında olmakla birlikte;

  • Sanki hiç o koltuktan ayrılmayacak gibi çalışarak,
  • Alt kadrolarımızdaki ekip arkadaşlarımızı yetiştirmeyerek,
  • Bir gün onların da bu zor görevi üstlenmek durumunda kalacağını düşünmeden hareket etmek,
  • Toplantılara onları dahil etmeyerek,
  • Maillerde onları bilgide tutmayarak,
  • Sadece kendisinin öğrenmesini ve keşfetmesini bekleyerek,
  • Ben böyle, gördüm bana kimse anlatmadı, ben araştırdım öğrendim, sen de yap diyerek,
  • Uygulamaları birlikte incelemeden, ilkini birlikte yapıp bir fiil anlatmadan,
  • Masanızda beraberce mesai yapmadan,
  • Yetki ve görevlerinizi delege etmeden,
  • Sorumluluk vermeden sorumluluk almasını bekleyerek,
  • İlk tökezlediği yerde elinden tutup kaldırmak varken, üzerine giderek,
  • Biz kelimesini kullanmadan, sadece ben ben ben diyerek,
  • Kendisini tatilde dahi arayarak bilgi almaya çalışarak,
  • Krizlerde kendisini ve yeteneklerini göstermesine fırsat vermeyerek,
  • Yapılan başarıda da hatada da birlikte duruş sergilemeyerek,
  • Tecrübelerimizi aktarmayarak,
  • En önemlisi dinlemeyerek,
  • Kariyer gelişimi için çabalamayarak,
  • Geri bildirimlerde bulunmayarak,

Emin olun kendi koltuğumuzu koruma faaliyetlerinden başka bir işlem yapmamış olacağız.

Yukarıda sayılanların tam tersini yapmak bizler için hedef olmalı, sistemlerin işlemesini, kimseye muhtaç olmadan yerine gelecek kişinin de aynı imkanlar tanınması durumunda yapabileceğini gösterebilmek belki de en büyük başarılarımız arasında olacaktır.

Örnek departman ve başındaki kişiler olarak önce kendi departmanlarımızdan başlayarak bu uygulamaları desteklemeli ve sayısını arttırmalıyız. Her yöneticinin korku yerine büyük bir istekle, yerine ekip arkadaşlarından birini yönetici olarak hazırlaması yetiştirmesi ve gün geldiğinde bayrak yarışını devrederek bu güzel ve bir o kadar da keyifli anın başarısını tatması dileklerimle…

Sevgi ve Saygılarımla,

Özkan BAŞAK

18.02.2017 İstanbul