Bu yazımda, İnsan Kaynakları olarak hem bizlerin hem de diğer çalışanların yöneticilerden beklentilerine değinmeye çalışacağım.

Kaynaklarımızı yönetmek, kaynaklar arasındaki dengeyi gözetmek ve beklentileri örtüştürmek biz İK’dan çalışanların en önemli yapması beklenen çalışmalardır. Hem organizasyon tarafından hem de çalışan tarafından ara dengeyi sağlayıcı unsurlar biz olarak görülürüz. Katıldığım noktalar olmakla birlikte katılmadığım noktalarda mevcut.

Gerek görevimiz gerekse beklentiler ne olursa olsun İK sistemleri insanlar üzerine insan yararına kurulması gerekli sistemlerdir. Sadece bizler kurduk, buyurun siz de uygulayın diyebileceğimiz bir noktamız olmamalı. Yapılan tüm çalışmalar, çalışanlar, yöneticiler ve yönetimden destek görmedikçe sadece zaman kaybı olacaktır. Bizler de organizasyonda sınırlı sayıda çalışan kişiler olarak nasıl bu çalışmaları tüm organizasyona yansıtacağız? Tabi ki burada bizimle aynı düşünceyi paylaşan bizi de anlayan ve yardımcı olacak, ekiplerine bu bilgileri aktarmada bizler kadar istekli olan yöneticilerimiz en önemli desteklerimiz olmaktadır.

Nedir bizle aynı dili konuşmak, aynı düşünce ve isteği duymak?

Bir yönetici olarak bilerek veya bilmeden emin olun ki bizim yaptığımız işi bir parçasını hatta büyük parçasını da sizler yapmaktasınız. İletişimde olmak, insanı düşünen çalışmalara imza atmak, çalışanları ile ilgilenmek, performans sürecinde bulunmak, onlar için gerekli aksiyonları almak, kariyer planlarına destek olmak, herkes sessiz olduğunda onun sessiz sesini duyabilmek… Buyurun, bizle aynı düşüncede olup bizle aynı dili konuşmaktasınız zaten.

Bizler organizasyon içinde yaptığımız her çalışmada he sizlerin hem çalışanların hem de yönetimin desteğini gördükçe, bu çalışmalar benimsendikçe daha inançla ve moralle yeni çalışmalara ima atmaktayız.

Yöneticiler olarak bazen en ıskaladığımız nokta, ya uygulamada boğulup geneli kaçırmak ya da çalışanları sadece hedeflere koşturmak olduğunu düşünüp gelişimi unutmaktır. Ekiplerinizin sizlerden beklediği en önemli durum onları anlamak, onlara tecrübeniz, sezgileriniz ve bilgileriniz ile onların da her birinin özelliklerini gözeterek tıpkı bir maestro gibi sizi izleyerek aynı eseri çalacak ritimleri tutmalarını ve birlikte güzel işler başarmalarını sağlamanızdır.

Nasıl ki bir koro çok sesli ve farklı özellikteki aletlerden oluşmaktaysa ekipleriniz de böyle. Her birinin iş tecrübesi farklı, isteği farklı, beklentisi farklı, kişiliği farklı… Nasıl bu kadar farklılık varken siz yönetebileceksiniz ki. Her kişinin mevcut bilgi ve tecrübesi, yetkinlikleri, motivasyon dereceleri kariyer yolları farklı olacaktır. Bunları onlarla iletişimde kalarak, geri bildirim alarak, geri bildirim vererek, yeri geldiğinde öncü olup sahaya inerek yeri geldiğinde tepeden sürece bakarak geniş perspektifle görerek ve onlara bunları aktararak. Ne olursa olsun çalışanlarınıza aynı gemide olup aynı rotaya gitmek için uğraştığınızı açıklayarak ve inandırarak olan tüm olumsuzluklarda onlarla yan yana bulunup sevinçlerinde de onlarla bunu paylaşarak.

Biz İK çalışanları ve yöneticisi olarak ta sizlerden en büyük beklentimiz ve destekleriniz tam da bu konularda gelmektedir.  Yoksa bir IK’cı kadar kanunları, uygulamaları, trendleri ve çalışmaları uzmanlık dalında olduğu kadar bilmenizi beklemiyoruz…  Zaten bu desteği sizlere sizlere verebilmek için bu uzmanlık alanı ve bu alanda çalışanlar mevcut.

Yöneticilerimiz olarak sizlerin de İK alanında bilgilerini ve aldığı eğitimler ile kendi çalışanlarınıza yapacağınız yatırımlar sonucu en hızlı gelişimin sağlanacağını düşünenlerdenim.

Bu bir takım işidir. Takım olarak sadece bizler olamayız. Büyük bir takımız çünkü. Aynı futbolda olduğu gibi işimizi yapmak için; Kulüp başkanı olduğu kadar, sportif direktör de olacak… Futbolcular kadar malzemeciler de olacak… Taraftar kadar hakemler de olacak…

Sonuçta herkesin aynı dili konuşabildiği bir takım olduğumuzu anladığımızda ve tüm takıma bu duyguyu yaydığımızda başarıların kaçınılmaz olacağını göreceğiniz.

Güzel ve Keyifli bir Pazar olması dileğimle.

Sevgi ve Saygılarımla,

Özkan BAŞAK

18.03.2017 İstanbul