Merhaba,

Piengopigeon’un Nisan Sayısında yayımlanan yazıma ve  linkine aşağıdan ulaşabilirsiniz.

https://www.piengo.com/bulten (E-dergi)

http://image.piengo.com/bulten-katalog/piengopigeon9/mobile/index.html#p=5

 

Değerli Okurlarımız,

Gerek içinde bulunduğumuz dönem gerekse ülkemizin içinden geçtiği olaylar silsilesi içinde kime, nasıl, ne zaman ve ne şekilde güvenebileceğimizi anlamaya çalıştığımız şu günlerde iş hayatında da güven konusunun giderek daha da önem kazandığı aşikardır.

İlk görüşmelerden başlayarak, yeni bir iş edinme süreci sonuna kadar yaşadıklarımızda güven duygusu daha farklı, işte çalışmaya başladığımızda duyduğumuz güven daha da farklı, yaşanılan olumsuzluklarda güven duygusu algısı daha değişmekte, yeni bir kariyere yol almışken yaşadığımız güven duygusu daha başka bir boyuta taşınmaktadır.

Güven kavramı aynı kalıyor olarak görünse de algısı, derecesi ve yüklendiği anlam ve hissettirdikleri tüm aşamalarda farklılık göstermeye başlamıştır.

İnsan kaynakları olarak çalışan ve işveren arasına köprü olan kişiler olarak bizlerin de yaşadığı ve açıklamakta zorlandığı bir kavramdır Güven. Kime göre güven kimin tarafında güven?

Gerek çalışan gerekse işveren süreçlerinin işleyişleri açısından baktığımızda çalışana ulaşıldığı andan başlamak üzere mülakata davet sürecinde devam etmektedir. Neler vardır buradaki güvende? Firmanın durumu, kendini konumlandırması, yaptıkları ve yapmak istedikleri ile çalışanın durumu, kendisini konumlandırması ve yaptıkları ile yapmak istedikleri arasındaki ortak süreç var. İletişim var , sormak var, anlamaya çalışmak var, değerlendirmek var, paylaşım var, beklenti var ve sonunda bir karar var. Sürecin her noktasında güvene değinilen konular var.

Sadece mülakat mı teklif yazıları paylaşımında da yukarda değindiğimiz konular var. Evrak isteme sürecinde, sözleşme imzalanmasında, ilk gününde devamında kariyer hayatı boyunca güven var.

Sadece bunlar da mı var, terfilerde , zam süreçlerinde , performans değerlendirmede, ve hatta çıkışlarda da güven üzerine olan süreçler var.

Ve sadece süreçlerde değil günlük işleyişte, sigara molalarında, toplantılarda, yemek sohbetlerinde, yolculuklarda sabah selamlaşmada, akşam ayrılışlarda, mesailerde,  hafta sonu çalışmalarında, fuarlarda , eğitimlerde, gezilerde, motivasyon aktivitelerinde…

Hoppaalaaaa nasıl yani yazdığınız tüm süreçlerde mi güven üzerine dayalı demektesiniz. Mesaj alındı J

Evet aynen dediğiniz gibi güven her yerde. Nasıl mı? Gün başlangıcını düşünelim. Aynı yerde aynı saatlerde mesaiye başlıyoruz. Siz saatinde gelmekte olduğunuz halde saatinden geç gelen, 5 dakikayı 10 dakika yapan, mazeretleri bitmek bilmeyen geç kalışları alışkanlık haline getiren mesai arkadaşları ve duruma duyarsız yöneticiler ile İK çalışanları mevcut… Şimdi sizdeki güven, şirket adaletine olan güven duygusu, eşitliğe karşı olan güven duygusu değişmedi mi? tabi ki yavaş yavaş değişmeye başladı. Basit bir örnekle anlatmaya çalıştığım durumu yukarıda genişçe sıraladığımız tüm süreçlerde görmeniz mümkündür. Mutlaka örneklerini de yaşamış veya yaşamak üzeresinizdir.

Her organizasyonda olmuştur, olacaktır. Yaşamın akışın da mevcut olan durumlar olmakla birlikte nasıl yönetildiği, güven duygusunun olumsuza dönüşmeye başladığı örnekleri azaltmak için nasıl yollar izlediğiniz ve bunları nasıl paylaşıp önlemler aldığınız ve hatta güven ortamını nasıl arttırabilirimi destekleyerek kafa yorduğumuz zaman, öne çıkan, sevilen, çalışılmak istenen, çalışmaktan keyif alınan organizasyonlarda yer alacağız.

İster kişinin kendine güven duymasında, isterse takımın kişiye, kişinin takıma güven duymasında ve organizasyonun çalışana, çalışanın da organizasyona güven duymasında; gerekli şartları sağlamak, sahada olmak, elimizi taşın altına koymak, görülmeyeni görmek, fark edilmeyeni fark etmek, duyulmanı duymak ta belki biz İK çalışan ve yöneticilere olan güven duygusunu arttıracak ve beraber çıkılan yolda sürecin herkes tarafında sahiplenilmesini sağlayacaktır.

Ben Piengo’ya güvenerek yazımı paylaştım… Onlar da sizlerin görüşlerine ve geçmiş sayılarına güvenerek yayınladılar… Siz değerli okuyucular da önceki yazı referanslarına güvenerek incelediniz. Demek ki aramızda güven bağı oluşmaya başlamış bile. 🙂

Sevgi ve Saygılarımla

Özkan BAŞAK